Gönderi

11

Takip Edilen

18

Takipçi

55

Beğeni

63

Galeri

5

  • 8 ay önce

@muhendis Never , ever .. Araba benim ... Kapının önünde duracak ... It will stay there ??? ...

Yanıtla
  • 8 ay önce

?

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Burada ilâhi aşktan bahsediliyor. Bezm-i elestte başlayan Elestü bi rabbiküm hitabına mazhar olmuş ruhlar âleminde bela cevabını vererek iman devletine kavuşmuş olanların ilahi aşkına işaret vardır “Biz âleme bir yar için ah etmeğe geldik” o yâr Allah dır. Allah hakiki yardır. Aşk Allah içindir. Aşkta kavuşma olmaz aşk sonsuzdur ve ancak Allaha aittir ve layıktır.

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Muazzam bir söyleyiş ile diyor ki; Bu aleme, bu dünyaya zannetmeyin ki makam, mevki, para şu bu elde etmek için geldik. Zannedilmesin ki biz bu dünyadan bir şeyler koparmak gibi bir arzu içindeyiz,  bizi böyle zannedenler yanılırlar “biz aleme bir yâr için ah etmeğe geldik”  Bu aleme geliş sebebi olarak gösterdiği kendisi için ah edilen yâr komşunun yeşil gözlü kızı, elâ gözlü kızı olabilir mi?  

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Yenişehirli Avni Bey’in şu beyti de son derece çarpıcı görünmektedir onu da arz etmek isterim; Sanman kim taleb-i devlet-i cah etmeğe geldik Biz âleme bir yar için ah etmeğe geldik

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Hayır, öyle değil; ama bu duruş aydının bugün hasret olduğumuz duruşudur ki kendi kültürel değerlerine sahip, pergelin bir ayağı sapasağlam titremeden duran, kuvvetli bir şuur platformunda kendinden emin bir duruş sergiliyor. Günümüzün sözde aydınının hiç de böyle olmayan ve batıya büyük bir hayranlık, aşağılık kompleksi ile bakan duruşudur. İkisini karşı karşıya koyduğumuz zaman klasik kültürün değerlerine hasretimiz bir kat daha artıyor

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Burada şu noktaya işaret etmek isterim, evet Yenişehirli Avni Bey bunları söylerken mesela Hicri 450 – 505 yılları arasında yaşamış olan büyük İslâm âlimi İmâm-ı Gâzali hazretlerinin yaptığı gibi felsefi cereyanları özellikle Aristo felsefesini dipten tepeye metodik bir biçimde inceleyip perişan etmiş,  cevaplarını vermiş de o metot dairesinde ilmi olarak mı söylüyor bunları?

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati İndimde esatir-i Felâtûn hezeyandır. Felâtûn (Eflatun yani), Aristo vesaire batının perestiş ettiği, çok heyecanla öne çıkardığı filozofları tek celsede fersude bırakan hepsinin söyledikleri için ‘hezeyandır’ ‘ciddiye bile almam’ diyen vakur bir duruş gösteriyor.

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Bir mısra-i bercesteye değmez. Mısra-ı berceste ne demektir? Berceste benzersiz demek, Mısra-ı Berceste eşsiz, benzersiz mısra; yani bu kültüre hakim olan bir kimsenin gönül şavkıyla, gönül perspektifinden söylediği benzersiz bir mısranın işaret ettiği hikmeti binlerce safsata, binlerce felsefi cereyan ile yakalamamız mümkün değildir.

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Bin safsata bir mısra-ı bercesteye değmez! İndimde esatir-i Felâtûn hezeyandır. Bu beyitte söylediği şu Avni Bey’in; Yüzlerce, binlerce işe yaramaz sözün bir araya gelmesiyle hasıl olmuş felsefi cereyanlar bizim kültürümüzde söylenivermiş bir mısra-ı berceste ile teraziye bile konamaz.

Yanıtla
  • bir yıl önce

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Ancak, mezkûr hayvanın bekçi, çoban, av köpeği olmak gibi muhtelif şekilde insanlara faydası (nef’ i) var; öyleyse nef’îdir (faydalıdır yani). Sonuç olarak, Kelb neresinden bakarsanız bakın tâhir olmaz ama, nef’î olur.  Pes doğrusu

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati ikinci olarak, Mâlikî mezhebinde olsa bile –Şâfiî mezhebinde olduğu gibi çok özel hükümler bulunmamakla beraber- tertemiz de değildir yani.  Dolayısıyla temiz (tâhir) diyemeyiz.

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Tahir-ül Mevlevî[Zebân: Dil; Bi-şek: Şüphesiz; Ef’î: Yılan; Kelb: Köpek; Nef’: Fayda, yarar] Açıklama: Hiciv işini meslek edinen birinin bu yaptığı, ne kötü bir iştir; kendisi kuşkusuz yılan dilli sayılır. Ayrıca iki noktada isabetsizlik var; öncelikle Nef’i Mâlikî değildir; 

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati Ve işte tanzîr: Zehr-i hicvi cihâna neşredenin Zebânı bî-şek zebân-ı ef’îdir Tâhir olmaz kelb, ancak beşere Nef’i vardır öyleyse nef’îdir

Yanıtla
  • bir yıl önce

@divanedebiyati  Nef’î meşhur kıt’ayı, Şeyhülislâm Tâhir Efendi’ye hitâben söylemiş: Tâhir Efendi bize kelb demiş İltifâtı bu sözünde zâhirdir Mâlikî mezhebim benim zîrâ İ’tikâdımca kelb tâhirdir 

Yanıtla
  • bir yıl önce

Hayırlı akşamlar #finkafe . Haydi bu başlığın altında Şair Ömer Nef'i nin 'kelb' meselesindeki hiciv örnekleriyle giriş yapmış olalım. Hikayeyi bu başlığın altında anlatalım. :)

Yanıtla
  • bir yıl önce

Yerli ve milli sosyal medyamız hayırlı olsun. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun... Biz de nacizâne Divan Şiirlerimizi (Türkçeden Türkçeye) tercümeleriyle paylaşarak katkıda bulunacağız... :)

Yanıtla
  • bir yıl önce

Selam aleyküm hayırlı sabahlar hayırlı cumalar

Yanıtla
  • bir yıl önce

Yerin kulağı felan yok, milletin ağzı gevşek azizim...

Yanıtla

Finkafe Mobil

2018 @Mobifin